![]() |
|
|
Sitemizde Moderator Alımları Baslamıştır Moderator Olmak İçin Buraya Buraya Tıklayınız
www.urlbul.com oyun,program,döküman arama sistemi üyelik yok
|
|
|
|
|
wow hakkında bilgi toplamak isteyen ve oyunu ogrenmek isteyen herkez icin
|
|
02-06-2008, 05:22 PM
Mesaj: #1
|
||||
|
||||
|
wow hakkında bilgi toplamak isteyen ve oyunu ogrenmek isteyen herkez icin
Detaylı İnceleme Irklar Meslekler Sınıflar Şehirler Server Tipleri sırayla gideceğiz şimdiden hepinize bon a petit(afiet ossuğğnn ) Detaylı İnceleme: Bilgisayar oyunlarının genel amacının; insanı tek başınayken dahi eğlendirebilmek üzerine kurulu olduğu hepimiz tarafından bilinir. Bu “tek başına” kavramı ileri seviyelere ulaştığında özellikle ailelerin kafalarında soru işaretleri oluşturur. Hatta bilgisayar oyunları ile fazla haşır neşir olanların, sosyal hayattan yavaş yavaş ellerini ayaklarını çektiklerini düşünen anne-babalar harekete geçer, çocukları ile daha fazla birlikte olabilmek için olur olmaz planlar kurar. Çocuklarının daha sosyal olmasını isteyen bu ebeveyn sınıfı, çocuğuna daha az bilgisayar oynamasını sağlayacak yasaklar koyar. Sıra çocuğu ile daha fazla birlikte olmaya gelmiştir. En basitinden bir hatta hafta sonu pikniği düzenlenir ve çocuk ile daha fazla birlikte olunacak ortam yaratılır. Peki ya oyunun son aşamasına kadar gelip, basit bir piknik uğruna yarı yolda bıraktığı ve canından çok sevdiği karakterini aklından çıkaramayan o zavallı genç piknikten zevk alır mı sanırsınız? Tek kişilik oyunları bir kenara bırakıp, Internet bağlantısı ile oynanan ve dünya üzerinden sayısız insanın bir araya geldiği yapımlar söz konusu oldu mu iş, içinden çıkılmaz bir hal alır. Çocuklarının asosyal olduğundan artık iyice emin olan anne-baba ne yapacaklarını düşünürken, çocuğun ise artık kendini savunacağı önemli bir koz vardır: “Ben tek başıma değilim ki. Bu oyundaki herkes gerçek insan!”. Ebeveynler açısından düşünüldüğünde, çocuğun Internet üzerinden de olsa farklı insanlarla tanışıyor olması, İngilizce bilgisini ilerletiyor olması ve dolaylı da olsa sosyal ortama kalıyor olması bir nebze de olsa rahatlatıcı olur. Fakat bu sefer işin farklı bir yönü ortaya çıkar. Online oynanan oyunlar diğer tek kişilik oyunlar gibi kısa süreli değil, uzun solukludur. Dolayısıyla çocuğun tüm boş vakitlerini hatta feragat ettiği uyku saatlerini de ele geçiren oyun süresi yeni bir endişe kapısı açar. Anne-baba odasından uzun süredir çıkmayan çocukları için endişe duymaya başlarlar ve annenin acıklı feryatları koridorları inletir: “Çocuğumuz gitti elden bey!”… Devasa online oyun nedir? World of Warcraft (WoW) oyununa başlamadan evvel, türün temellerini iyi anlamak gerek. MMORPG, yani Massive Multiplayer Online Role Playing Game; dünya üzerinde sayısız oyuncunun bir araya geldiği, kendilerine özgü ırkları, sınıfları ve kabiliyetleri ile beraberce görevler yaptıkları, kendilerine belirli meslekler seçip zanaatkârlık yaptıkları, kısacası bilgisayar üzerinde yaratılmış alternatif bir dünyada yaşadıkları bir oyun türüdür. Bahsini ettiğim bu oyun türüne örneklerin çıkması pek sanıldığı kadar kolay değil. Çünkü sayısız oyuncunun bir araya geldiği bu ortamların ayakta kalabilmesi için, güçlü oyun sunucularının var olması ve bunların bakımlarının da düzenli olarak yapılması gerekmektedir. Sözünü ettiğimiz bu durum herkesin başından kalkamayacağı bir zorunluluk olduğundan pek çok yapımcı bu tip bir maceraya girmekten çekinir. MMORPG oyun yapımcıları kullanıcılarından belirli aralıklarla para talep eder ve üyelik sistemi ile çalışırlar. Tabii insanlar düzenli olarak para verecekleri bu oyuna, daha doğrusu yapımcıya güvenmeli, hem oyunun uzun süre oynanabilir yapıda olduğunu düşünmeli, hem de problem yaşamayacağından emin olmalıdırlar. 2001 senesinde duyurulduğundan beri merakla ve sabırsızlıkla beklenen WoW, yapımcısının Blizzard olmasından dolayı pek çok insan tarafından gözü kapalı alınmaya hazır bir yapımdı. “Blizzard’dan babam çıksa yerim!” atasözünü dillere dolayan, yaptıkları her oyun ile dünya’yı sarsan, Diablo, Starcraft ve Warcraft’ı oyun dünyamıza kazandıran bu saygı duyulacak yapımcı şirket kendine öyle ün, şan ve şeref kazandırdı ki; ek paket bile yayınlasalar satış rekorları kırmaktan ve ödüllere boğulmaktan kendilerini alamadılar. Daha evvel hiçbir deneyimleri olmadığı MMORPG dalına girmeye aday olduklarını açıkladıklarında, herkes Blizzard’a şüphe ile baktı. Aslında bu şüphe Blizzard’ın işin altından kalkamaması değil, tıpkı Diablo’da olduğu gibi RPG sistemini en aza indirip karşına çıkanı öldür mantığını fazlasıyla benimseyerek MMORPG’nin asıl mantığı olan rol yapma kısmını göz ardı edebileceği konusundaydı. Sonuç ise tam beklenildiği gibi oldu. Blizzard yine yapacağını yapmış, vadettiklerini aynen hayata geçirmiş, diğer tüm MMORPG’lerde olduğu gibi insanları gerçek hayattan soyutlayacak bir oyunu piyasaya sürmüştü. WoW fırtınası öncelikle Amerika’yı vurdu ve pek çok insan Azeroth topraklarını arşınlamaya başladı. Şimdi ise sıra bizde… Dikkat! Install etmekte olduğunuz bu oyun, hayatınızın geri kalan kısmını esir alacaktır. WoW’a başlamadan evvel bilmemiz gereken önemli ayrıntılar var. Birincisi; bu oyun sadece Internet üzerinden oynanıyor ve 56k’lık dial-up bağlantısı yeterli olsa da ülkemizdeki fiyatlar göz önüne alındığında mutlaka geniş bantlı Internet bağlantısına ihtiyaç duyuyor. İkincisi; oyunun aylık ödeme sistemine ihtiyaç duyması. Yani oyunu orijinal olarak almanızın yanı sıra bir de düzenli olarak ödemeniz gereken üyelik ücreti var. Bu ücreti Kredi Kartı ile ödemeniz gerekiyor. Orijinal oyunun fiyatı: 50 YTL(değişmiş olabilir) Bağlantı ücretleri: 1 Aylık: 14,99 $ 3 Aylık: 41,97 $ (13.99x3) 6 Aylık: 77,94 $ (12.99x6) Üçüncüsü ve belki de en önemlisi; oyunun tahmininizden çok daha fazla zaman ayırmanızı gerektirmesi. Özellikle yeni başlayanlar için ilk bir hafta tam anlamıyla uykusuz gecelerin habercisi olacaktır. Öğrenme devresinde hep daha fazla oynama isteği yemekten, uykudan, işten ve okuldan fedakarlık göstermenize neden olabilir. Bu yüzden WoW’u ÖSS’ye hazırlanan, üniversitede kritik durumda olan, hasta, yaşlı, hamile ve kalp hastalarının en azından kendi istikballerini garantiye alana kadar oynamaması gerekiyor. Şaka bir yana MORPG oynamanın belli bir sistematiği var. Yani insan kendine nasıl belirli saatlerden oluşan günlük ders programı hazırlıyorsa; WoW oynarken de böyle bir program hazırlamanız gerek. İşinize veya okunuza gider, eve geldiğinizde yemeğinizi yedikten sonra çayınızı kahvenizi alır ve kaldığınız yerden oyununuza devam edersiniz. Sonuçta bu çok uzun soluklu bir oyun. Kısa sürede önemli işler yapmanız kimse tarafından beklenmiyor. Maksat tadını çıkararak ve tanışacağınız arkadaşlarınızla bir arada olmanın keyfini uzunca bir süre yaşamak. Sonu olmayan yolda ilk adımlarımızı atalım 4 CD’den oluşan oyunumuzun kurulumundan hemen sonra hesap yaratmamız gerekiyor. Otomatik olarak Internet üzerinden bağlanacağımız Blizzard Avrupa sitesinde gerekli bilgileri doldurup, Kredi Kartı bilgilerimizi girdikten sonra hesabımızı aktive ediyoruz. Sıra oyunumuza girmeye geliyor. WoW simgesine çift tıkladıktan sonra Blizzard’ın o meşhur intro’larından birini daha izliyoruz. Yine oyun videoları konusunda ders verilecek nitelikteki intro’nun yaşattığı hırsla hemen oyuna girmek istiyoruz, ama önümüzde verilmesi gereken önemli kararlar var. Oyunumuzun ana menüsü inanılmaz derecede sade. Karşımızda sadece login ekranı duruyor. Hesap bilgilerimizi girdikten sonra katılmak istediğimiz realm’ı seçiyoruz. Her realm üzerindeki oyuncular farklı. Bu yüzden eğer belli bir arkadaş grubunuzla oyunu oynamak istiyorsanız birbirinizi bulabilmeniz için aynı realm’da olmanız gerek. (Küçük bir not: Türk oyuncuların büyük kısmı Burning Legion realm’ında bulunuyor.) Realm seçimizi yaptıktan sonra oyunun en önemli kararını veriyoruz; karakterimiz. Oyundaki karakterimizi yaratırken ilk olarak taraf seçmemiz gerekli. Alliance ve Horde isimleri ile ayrılan bu iki tarafın da kendi içinde sahip olduğu ırklar var. Yine her bir ırk kendine has sınıflara sahip. Savaşçılık yolunda ilerlemek Karakterimizi yarattıktan sonra sonu olmayan bir maceraya ilk adımımızı atmış oluyoruz. Yarattığımız karakterin ırkına bağlı olarak başlama noktamız değişiyor. Sözgelimi cüceler Dwarf Ironforce’da oyuna başlarken, Orclar Orgrimmar’da oyuna başlıyorlar. Eğer daha evvel MMORPG deneyiminiz olduysa çevreye ve ilk görevlere kolayca alışacak 3. boyutun verdiği özgürlüğü en başta yadırgarken daha sonra kolaylığını keşfedeceksiniz. Arabirimi biraz incelersek; alt bölümde 10 adet slot görüyoruz. Bunları kısa yol tuşları olarak düşünebiliriz. Bu slotlar sayesinde bir diğer silahımıza tek tuşla geçebilir, birkaç büyüyü arka arkaya seri bir biçimde yapabiliriz. Hemen slotların yanındaki ok tuşları ile de bir diğer slot kombinasyonuna geçebiliyoruz. Bunun avantajını kısaca anlatayım. Diyelim ki savaşçı bir karakteriniz var. Ana slot grubunuzda defansif ve hücum büyülerini diziyorsunuz. Savaş sırasında hem dövüşüyor hem de bu kısa yol tuşları ile büyü yapıyorsunuz. Sıra köye dönüp mesleki işlerimizi yapmaya gelince, diğer slot grubuna geçip, hiç vakit kaybetmeden işlerinizi görebiliyorsunuz. Arabirimde bulunan diğer diğer bölümler ile chat ekranını takip edebiliyor, diğer oyuncularla The Sims oyunlarında olduğu gibi çeşitli etkileşimlere girebiliyoruz. (Öpücük yollamak, dans etmek ya da el hareketi yapmak gibi). Karakterimize ait olan arabirim seçenekleri ile tüm kabiliyet dağılımlarını, mesleki becerilerimizi kolayca takip ediyoruz. Ayrıca sağ alt köşedeki slotlar sayesinde, sırt çantamızın haricinde parayla satın alacağımız ya da yolda bulacağımız ekstra sırt çantalarından 4 adet koyabiliyoruz. Savaş sistemine geçilince ise oldukça basit oluşu hemen göze çarpıyor. Savaş sistemini bildiğimiz MMORPG oyunları ile 3. kişi görünüşlü aksiyon oyunlarının başarılı bir karışımı olarak değerlendirebiliriz. Eğer karakterimiz yakın dövüş savaşçısı ise; yolda gördüğümüz düşmana sağ klikleyip savaş konumuna geçiyoruz. Ardından ya düşmanın gelmesini bekliyoruz ya da biz yanına gidip dövüşmeye başlıyoruz. Yakın dövüşte bilmemiz gereken en önemli unsur yüzümüzün sürekli düşmana dönük olması. Aksi halde vuruşlarımız boşa gidiyor. Uzak mesafede ise böyle bir durum söz konusu değil. Nişan alıp ateş etmek yeterli. Sonuç olarak WoW’un savaş sistemi oldukça başarılı ve kullanımı son derece kolay. Ben var level atlamak istemek MMORPG’ye ilk başlayanlar için ise genel bir tutorial modu mevcut. Arabirimdeki tuşların nasıl kullanılacağını ve insanlarla nasıl dialoğa girileceğini gösteren bu minik ipuçları ile hemen çevredeki NPC’leri (Bilgisayar tarafından kontrol edilen, görev veya alışveriş için konuşmanız gereken karakterler) inceliyoruz. Henüz çok çömez bir savaşçı olduğumuzdan karşılaşacağımız ilk yaratıklar dahi bizi sarsabiliyor. Hatta birden fazla yaratık tarafından sarılmamız halinde hemen ölebiliriz. Bu yüzden ilk yapmamız gereken NPC’lerin bize vereceği basit görevleri yerine getirmek ve bir an evvel üst level’lara tırmanmaya çalışmak. Oynadıkça sizinde fark edeceğiniz gibi karşınıza çıkan yaratıkları öldürmekten değil de NPC’ler arası yapılan görevlerde daha fazla deneyim puanı (experience) kazanıyoruz. Mesela oyunun başında 20 ila 30 arası experience veren yaratıklar arasında dolaşırken yapacağımız basit bir görev ile 750 experience puanı birden alabiliyoruz. Öyle ki bir iki görev ile hemen 2 level birden atladığımız oluyor. Tabii ki bu söylediklerim oyunun en başı için geçerli. 10. level ve üstü olduğumuz zaman, level atlamak bir iki görev yerine getirmekle olmuyor. En az 5-6 görev yerine getirmeli (bir görevin süresi 15 dakika sürerken, başka bir görevin süresi saatleri bulabiliyor) ayrıca yolunuza çıkan yaratıkları da kesmelisiniz. Kısacası genel olarak oyunun gidişatı daha çok görevleri yerine getirmek üzerine kurulu. Karşınıza çıkan düşmanları öldürürken kazandığınız experience’lar da çerez niyetine oluyor. Görev sisteminin işleyişi ise gayet basit. Yeni bir mekana geldiğinizde ya da oyuna yeni başladığınızda kafalarında sarı ünlem işareti olan karakterler göreceksiniz. Bu karakterler bize görev vermek için bekliyorlar. Yanlarına gidip konuşarak görevi alıyoruz ve günlüğümüze yapacaklarımız yazılıyor. Yazının içinde ayrıca gitmemiz gereken yeri ve bulmamız gereken insanı öğreniyoruz. Örneğin yapmamız gereken görev belli bir yaratıktan 10 tane öldürmek ise; her öldürüşümüzde ekranda sayı belirtiliyor ve tamamlandığında görevi aldığımız kişiye geri gitmemiz gerekiyor. NPC’ye vardığımızda kafasında soru işareti bulunuyor. Bunun anlamı görevi tamamlamak için bir kez konuşmamız gerektiği. Konuşunca görev tamamlanıyor ve experience alıyoruz. Bazen birbiri ile kombine işleyen görevler zincirleri yakalayabiliyoruz ve aynı kişiler arasında mekik dokuyoruz. Sıkıcı gibi gözükse de aynı anda pek çok görev alan insanlar için kafalarında tasarlayacakları minik bir iş haritası ile hiç düşmanlarla uğraşmadan kolayca level atlamak için ideal görevler oluyor bunlar. Level atladım da ne oldu Her RPG oyununda oladuğu gibi WoW’da da level atladıkça, kabiliyet puanlarının dağılımı ve karakterin güçlenmesi söz konusu. Karakterimiz level atladığında Attributes öğelerine (Savaşçının doğal güçlerine) otomatik olarak dağıtım yapılıyor. Yani Strength (Fiziksel güç), Agility (Zırh reytingi), Stamina (Vuruş hızınız), Intellect (mananızın kapasitesi) ve Spirit (mana ve sağlığın yeniden dolma oranı) öğelerine otomatik olarak artı puan kazanıyoruz. Bu öğelere bizzat müdahale edemememiz bizi biraz kısıtlanmış hale sokuyor, ama fazla detaya inilmemesi açısından iyi denilebilir. Karakterimize bizzat müdahale ettiğimiz nokta ise 10. level’dan itibaren aktif olan Talent (kabiliyet) seçeneği. Bu seçenek sayesinde karakterinizin ırkına ve sınıfına bağlı olarak belirli seçenek ağacı sunuluyor. Her level atlayışınızda bu ağaç üzerinden belirli kabiliyetleri büyüleri seçiyor ve karakterinizin yapısını belirliyorsunuz. Kabiliyet listesinin ağaç şeklinde oluşunun bir mantığı ise aşağıdaki yeteği açabilmek için daha evvelden bir üstteki yeteneğin aktif olması gerekliliği. Böylece iyi düşünüp, puanlama dağıtımı yaparken bir sonraki adımı planlamak gerekiyor. Ekmeğini taştan çıkarmak Tüm MMORPG oyunlarında olduğu gibi WoW’da da para kazanmanın ve dolayısıyla mesleklerin yeri büyük. WoW Dünyasında copper, silver ve gold (bakır, gümüş ve altın) madeni paralarını kullanıyor. En çok karşılaştığımız bakır para’nın 100 tanesi bir gümüş, 100 gümüş ise 1 altın ediyor. Para kazanma işini sadece yaratıklardan çıkanlarla toplamaya çalışırsak oldukça iyimser düşünmüş oluruz. Para kazanmanın en iyi yolu mesleklerden geçiyor. Meslekler ise birincil ve ikincil olarak iki bölüme ayrılmış durumda. Yazının ilerleyen kısımlarında mesleklere daha detaylı değineceğiz. Mesleki seçimde dikkat edilmesi gereken nokta hiç şüphe yok ki karakterinize en uygun olanını belirlemek. Sözgelimi bir paladin yönetiyorsanız; mining ile maden toplayıp blacksmith ile bunları işlerseniz ve bu meslekte kendinizi iyice geliştirirseniz; sonunda oldukça değerli zırhlar, silahlar üretebilirsiniz. Bunları kendiniz kullanabileceğiniz gibi iyi fiyatlara satabilirsiniz de. Aynı durum diğer meslekler için de geçerli. Zaten her meslekte önce toplanması gerekenler ve sonra da işlenmesi gerekenler belirleniyor. Sizde istediğiniz birini seçiyorsunuz. Meslek alımının kuralı, her MMORPG oyununda olduğu gibi işin eli olan NPC’leri bulmaktan geçiyor. Öncelikle bu NPC ile konuşup mesleği icra etmeye başlıyoruz. En başta elimizde bir iki çeşit reçete oluyor ve bunları yaparak mesleki becerimizi arttırıyoruz. Belli bir seviyenin üzerine çıktığımız zaman ve gerekli olan level seviyesine de ulaştığımız zaman yine aynı eğitimciye gidip bir üst kademe eğitimi alıyoruz. Böylece daha iyi reçeteler alabiliyor ve daha iyi ürünler elde edebiliyoruz. Biz daha iyi ürünler yarattıkça karşılığında alacağımız para da artıyor. Karükatürize edilmiş fantazi dünyası WoW sadece devasa oyun yapısı ile değil, görsel ve işitsel öğeleri ile de alkışı hak eden bir yapım. Kontrolü ilk elinize aldığımız andan itibaren rengarenk çevre dizaynı ve Warcraft III’te dikkatimizi çeken WoW’da da aynen kullanılan karikatürize çizim tekniği göze son derece hoş duruyor. Bol ve canlı renklerden oluşan ormanlık alanlar, çiçekler, böcekler, kuşlar ile yaşayan bir yer haline dönüştürülmüş. Şelaleler, dağlar, tepeler, ovalar ile mükemmel dizayn edilmiş dünya haritasında yüksek tepelere oturup, uzun süre çevrede olanı biteni izleyen insanlara rastlamak mümkün. İşin en iyi yanı ise haritalarda ne kadar ilerlerseniz ilerleyin, ne kadar uzak noktalara seyahat ederseniz edin hiçbir zaman oyunun yükleme yapmaması. Kullanılan bu teknik oyunu sıkılmadan oynamak için birebir. İşin güzel yanı ileri level seviyelerine ulaştığınız zaman uzun mesafeleri kat etmek için kuşlar kiralayabiliyorsunuz. Hem kısa zamanda gideceğiniz yere varıyorsunuz hem de yolculuk esnasında WoW dünyasını kuşbakışı görüyor, deyim yerinde ise mest oluyorsunuz. En çok göze çarpan ayrıntı ise, zeminlerin parlamaları ve büyülerin efektleri oluyor. Her biri göze oldukça hoş görünüyor ve sistemi zorlamıyor. WoW’a grafik açısından hiçbir olumsuz söz söylemek mümkün değil. Günümüz FPS’leri ile WoW’u kıyaslamaya kalkarsak mutlaka biraz geride kaldığını görebiliriz, ama unutmamak gerekir ki; bu bir online oyun. Düşük bağlantılı kullanıcılarda gecikme olmaması için mümkün olduğunca az veri ile çalışan bir sisteme sahip. Oyunun seslerini ve müziklerini tarif etmek imkânsız. Hemen her bölgenin kendine has müziği, her karakterin kendine has sesi ve her büyünün farklı ses efekti var. Karlı alanlarda yürürkenki, çimlerde koşarkenki sesleri gözünüz kapalı dinlerseniz çevrenin akustiği ile birlikte kendinizi bizzat o ortamda hissediyorsunuz. Ortama uygun müzikler ise gerçekten çok başarılı. World of Warcraft’ı oynayabilmek için geniş bantlı Internet bağlantısına ve ortalamanın üzerinde bir sisteme ihtiyaç var. En düşük sistem gereksinimi Pentium III 800 MHz işlemci, 256MB RAM ve 32MB ekran kartı olarak belirtiliyor. Ancak oyunu adam akıllı oynayabilmek için 1.8 GHz işlemci, 512 MB RAM ve Nvidia FX veya Radeon sınıfı bir ekran kartına ihtiyaç var. Düşük sistemli kullanıcılar, kalabalık olmayan saatlerde oynarken herhangi bir problem yaşamıyor, ama biraz daha kalabalık ortamlara, özellikle de rağbet gören şehirlere girdiğimizde ciddi yavaşlamalar yaşayabiliyoruz. Oynama süremiz içinde ciddi bir hata ile karşılaşmadık. Hatta oyunun içinde bulunan buglar’da önemsenmeyecek kadar ufak şeyler. Mesela bir maden işinde karakterinizin animasyonu sabit kalıp bir süre kıpırdamadan havada süzülebiliyorsunuz. Uzun mesafeleri kat ettiğiniz kuşlar ile kimi zaman suyun içine girme gibi hatalar söz konusu. Fakat dediğimiz gibi bunlar pek fazla önemsenmeyecek ve ilk bir iki yama ile düzeltilecek sorunlar. Nihai sonuç “Kaliteli oyun”un diğer adı Blizzard, yine her zaman olduğu gibi kalitesinden ödün vermeden ve kendinden beklenenin tam karşılığı olan bir yapım sundu oyunseverlere. Özellikle yeni başlayan oyuncular için kolay anlaşılabilir oyun yapısı ile tüm MMORPG oyunlarından kendilerince çıkardıkları artıları eksileri bir araya getirip müthiş bir iş başarmışlar. Aslında oyun dünyasına, özellikle de MMORPG dünyasına eklenmiş çok önemli, devrimsel yenilikler yok, ama atmosferik açıdan mükemmel bir oyun WoW. Başlayanın bırakamadığı, gece yatarken insana “Acaba Stormwind’dakiler şu anda ne yapıyor?” dedirten bir oyun. World of Warcraft, uzun süredir açlığını çektiğimiz kaliteli MMORPG’lerin en başarılı örneklerinden biri. MMORPG olmasından dolayı ne kadar anlatılsa bitecek gibi değil. WoW oynarken hergün yeni birşey öğrenecek, yeni şeyler keşfedeceksiniz. Gerek atmosferi, gerekse geçtiği toprakların Warcraft dünyasını yaşatıyor olmasından dolayı oldukça ilgi topladığı açık. Piyasaya çıktığı günde kapışılan ve bir solukta şehirleri maceraperestlerle dolan oyunu sadece MMORPG sevenlere değil, bu türe başlamak isteyen, ama kapsamlı olmasından korkan herkese kesinlikle tavsiye ediyorum. |
||||
|
« Önceki Konu | Sonraki Konu »
|
| Benzer Konular... | |||||
| Konu: | Yazar | Cevaplar: | Gösterim: | Son Mesaj | |
| Wow Hakkında GENEL Bilgi | Kastamonulu | 0 | 80 |
02-06-2008 05:19 PM Son Mesaj: Kastamonulu |
|
| WoW Yeni başlayacaklar için genel bilgi | Kastamonulu | 0 | 139 |
02-06-2008 05:18 PM Son Mesaj: Kastamonulu |
|

![[-]](images/orange/collapse.gif)





