![]() |
|
|
Sitemizde Moderator Alımları Baslamıştır Moderator Olmak İçin Buraya Buraya Tıklayınız
www.urlbul.com oyun,program,döküman arama sistemi üyelik yok
|
|
|
|
|
Ferrari Challenge Trofeo Pirelli (Playstation 3)İnceleme
|
|
08-25-2008, 07:05 PM
Mesaj: #1
|
||||
|
||||
![]() İsmindeki ihtişamı yeter "Ferrari" Herkesin hayalidir bir Ferrari’ye binmek, sürmek ya da bir tanesine sahip olmak. Ancak ne yazık ki bu o kadar da kolay bir şey değildir, bu yüzden çoğu oyun düşkünü de bu merakını oyunlardaki Ferrari’leri kullanarak giderirler. Fakat bu tecrübe birçoğu için gerçek bir Ferrari’nin tadını vermez elbette, gamepad’deki X tuşunu gaz pedalı, analog’u da direksiyon simidi olarak kullanmanın pek de gerçekçi sürüş zevki verdiği söylenemez. Ancak 2000 yılında Dreamcast’e çıkmış Ferrari F355 Challenge simülasyon oyunu bu durumu değiştiren bir yapımdı. O zamanın şartlarına göre kokpit kamerasının da olduğu oyunun oynanışı da gerçekten çok başarılıydı, üstüne üstlük araç üzerinde birçok ayar yapabiliyor olmamız da ayrı bir güzellikti. Daha sonra PS2’ye port edilse de aynı kalitede olmadı ve yıllar sonra yeni bir Ferrari oyunu daha geldi “Ferrari Challenge Trofeo Prelli”. Eutechnyx firması tarafından geliştirilen ve tüm Ferrari’lerin lisanslı olduğu bu oyun geçtiğimiz günlerde Avrupa da PlayStation 2, Nintendo DS, Nintendo Wii platformlarının dışında, görsel farktan dolayı yeni nesil konsollardan ise sadece PlayStation 3’e çıktı. Oyunun Amerika (US) çıkış tarihi ise 26 Ağustos olarak belirtildi. Motor sesi eşliğinde başlıyoruz… Başlarken olağanüstü bir müzik eşliğinde Start tuşuna basıyoruz ve Ferrari’nin o inanılmaz güzellikteki motor sesiyle ana menü karşımıza geliyor. İlk olarak menüye bakarsak, Singleplayer, Multiplayer, Showroom, Team, Accomplisments, Challenges Cards ve Leaderboards gibi oldukça fazla sayıda içeriğin olduğunu söyleyebilirim. Her birinden tek tek bahsetmek gerekirse, Singleplayer modu kendi içinde Tutorial, Quick Race, Arcade, Challenge, Trophy ve Time Trial özelliklerine ayrılıyor. Tutorial bölümünde yardımcı bir seslendirme ile F430 aracımızla pistte 2 tur atıyoruz. Bu turlar içerisinde ideal çizgide ilerleyip, doğru zamanda frenleme ve gaza basma ilişkisini gerçekleştiriyoruz, çünkü yarışlarda ideal çizgiyi takip etmek, atacağınız başarılı turlar açısından çok önemlidir. Her ne kadar bu durum arcade oyunlarda o kadar önemli bir şey olmasa da, simülasyon oyunlarında muhtemel bir birincilik için hayati önem taşımaktadır. Bu bölümde atmış olduğunuz 2 turdan sonra ne kadar başarılı olduğunuz size belirtiliyor ve bu sayede oyuna alışmanız ve kendinizi geliştirmeniz daha da kolaylaşıyor. Bir diğer özellik ise Quick Race. Burada bilindik bir yarış ortamı yer alıyor. Herhangi bir ödül olmadan, amaçsız bir şekilde istediğiniz aracı, pisti, tur sayısını, hava şartını seçerek yarışa başlıyorsunuz. Bu bölümü de bir bakıma Tutorial’ın arabalı bölümü de sayabiliriz. Arcade kısmında ise, belirtilmiş olan 4 farklı zorluk seviyesi mevcut ve en basitinden başlayarak en zoruna doğru ilerliyorsunuz. Bunu başarmak içinde farklı pistlerdeki 4 yarışta da son sıradan başlayarak kürsü mücadelesi veriyorsunuz ve ilk üçe girdiğiniz takdirde bir diğer zorluk seviyesi açılıyor. Bir diğer kısım olan Trophy bölümünde de, her aracın kendine ait yarışları var. Oyun boyunca kazandığınız yarışlardan sonra çıkan araçlardan satın aldıklarınızı bu bölümde kendi yarışlarına sokarak deneyebilirsiniz. 3 farklı pistte yapılan yarışlara sürekli bir önceki yarışta bitirdiğiniz sırada başlıyorsunuz ve kazanmaya çalışıyorsunuz. Her aracın kendine ait sürüş fiziği olduğu için de zorluk seviyesi ona göre değişkenlik gösterebiliyor. Başka bir bölüm ise Time Trial, burada isminden de anlaşılacağı gibi attığınız turlardaki zamanınızı geliştiriyorsunuz. Son olarak da Challenge modundan bahsedelim. Bu moda oyunun ilerlemeli bölümü de diyebiliriz. F430 aracımızla 3 farklı bölgeyi dolaşıyoruz. İtalya, Avrupa ve Kuzey Amerika. Burada amaç, her bölgede bulanan yarışlara katılarak ilk üç içerisinde bitirmeye çalışıyoruz. Yarış başlamadan önce araç üzerinde bir çok ayar yapma imkanı veriliyor, bunlar içerisinde aracın yüksekliğini, tekerleklerin eğimini, süspansiyonların sertlik ya da yumuşaklığını belirleme gibi simülasyon oyunlarında görebileceğimiz bir çok çeşit ayar bulunuyor. Bu ayarlardan sonra sıralama turlarına katılmak isteyip, istemediğimiz soruluyor eğer katılırsanız avantajlı bir Grid yeri elde edebilirsiniz, ama katılmama gibi bir şansınız da var, eğer bunu kullanırsanız yarışa son sıradan başlıyorsunuz. Aslında yarışların çok zorlu geçtiğini söylemek pek mümkün değil, lakin bazı pistler zorlu olabiliyor ya da hava şartları değişkenlik gösterebiliyor, işte bu yüzden sıralama turlarının önemi biraz artıyor. Yarış ise aynı pist üzerinde 2 etap üzerinden gerçekleşiyor. İlk yarışı sıralama turunda elde ettiğiniz yerde başlıyorsunuz, ikinci yarışa ise ilk yarışta bitirdiğiniz yerden Start alıyorsunuz. Böylece topladığınız puan doğrultusunda şampiyonluk mücadelesi veriyorsunuz. Heyecan ve adrenalin Singleplayer bölümü bu özelliklerden oluşuyor. Menüdeki diğer kısımlara da bakarsak, multiplayer kendi içinde online (16 kişi) ve LAN olarak ikiye ayrılıyor. İster internet üzerinden isterseniz de yerel ağ bağlantısı üzerinden oyun oynanmaya imkan veriyor. Fakat, ne yazık ki Split Screen özelliği yok. Dolayısıyla da başka bir arkadaşınızla ikinci bir gamepad’i kullanarak oyunu 2 kişilik oynayamıyorsunuz. Bunun dışında menüde en güzel yerlerden biri olan Showroom bölümünden bahsedeyim. Burada kazandığımız yarışlardan sonra karşımıza çıkan ve alınmayı bekleyen Ferrari’ler yer alıyor. Bu araçları almak içinde kazandığımız yarışlarda gösterdiğimiz genel performansa göre verilen kredi puanları devreye giriyor. Bu puanlar her yarış sonunda bizim yaptıklarımıza göre veriliyor ve ne kadar başarılı bir sürüş ile kürsünün en tepesine çıkarsanız ona göre puan kazanıyorsunuz. Bu krediler sayesinde Showroom’da beğendiğimiz arabaları satın alabiliyoruz ve işin en güzel yanlarından biri de bu araçlar üzerinde oynamalar yapabiliyoruz. Tabii bu oynamalar fiziksel değişimler değil, daha çok Sticker’lardan oluşuyor. Onlarca farklı Sticker’ı aracımızın kapısına, ön-arka camına, ön-arka tamponuna, kaputuna hemen hemen her yerine yapıştırabiliyoruz. Bunlar içinde, rakamlar, ilginç şekiller, bayraklar, özel kişi isimleri ya da numaraları gibi seçenekler bulunuyor. Bu özelliğin çok önemli olduğunu söylemek çok doğru olmaz ancak online yarışlarda Türk bayraklı bir Ferrari ile yarışmak ayrı bir heyecan yaratabilir. Diğer bir kısım ise, Team. Adından da anlaşıldığı gibi kendi takımımızı yaratıyoruz ve ülkemizi seçiyoruz (Türkiye var). Bu sayede online olarak yarıştığımız zaman hangi ülkeden katıldığımızı belli edebiliyoruz. Accomplishments kısmında da, Challenge Cards’lar mevcut. Bu kartlar oyunun bir diğer özelliği olan Challenge Cards’ta işe yarıyor. Ayrıca bazı araç ve pistleri de açabiliyor. Bu kartları açmak içinde kapalı olan kartın üstüne giderek ne yapmanız gerektiğini okuyorsunuz. Leaderboards’da ise, tüm dünya genelinde Ferrari Challenge oyuncularının başarıları gözüküyor. Burada kendi yaptıklarınızla başkalarınkini karşılaştırabilirsiniz. En ufak detaya kadar bakabildiğiniz bu bölüm de, ayrıca oyundaki yüzdelik başarı bölümünüzü de görebiliyorsunuz. Son olarak da, Challenge Cards’dan bahsetmek istiyorum. Burası herkesin bildiği sıradan bir kart oyunu bölümü, daha önce belirtmiş olduğum, açmış olduğumuz Challenge Cards’lar sayesinde oynanan oldukça zevkli bir bölüm. Kartlar üzerinde bulunan arabaların tarihleri, ağırlıkları, hızları, beygir güçleri, motor hacimleri ve fiyatları karşılaştırılıyor ve en iyi olan kazanıyor. Bilgisayara karşı oynadığınız bu bölümde, amacınız rakibinizin kartlarını bitirmek. Ancak bitirdiğiniz zaman da herhangi bir şey açılmıyor onu da belirteyim. Bir de oyunla ilgili genel ayarları yapabildiğimiz Options kısmı var, burada da oyunla ilgili birçok ayarı istediğimiz şekilde düzenleyebiliyoruz. Gaza basma zamanı… Şimdi gelelim oyunun oynanabilirliğine, aslında anlatmaya başlamadan önce bir nokta üzerinde durmak istiyorum. Ferrari Challenge (FC) daha çok simülasyon kısmı ağır basan bir oyun. Her ne kadar bir Gran Turismo, GTR vb… oyunlar gibi ağır simülasyon olmasa da NFS, GRID gibi arcade bir yarış oyunu da değil. Bu yüzden oyunu almak isteyenler varsa bu kısmı kesinlikle atlamasın. Yapımcı bu işin ortasını çok iyi bulmuş diyebilirim. Ancak, araçların gerçekle birebir sürüş fiziğini yansıttığını söyleyemem, onlar daha çok arcade havasında, ama başarılı olmak için de ideal çizgiden gitmek zorundasınız. Yani araç geçmek gerçek simülasyon oyunlarına oranla daha kolay olsa da, önünüzdeki araca yetişip, geçmek için de ondan daha iyi zamanlar yapmanız gerekiyor, bunun için de ideal çizgi gerçek yarışlarda olduğu gibi burada da çok önemli bir yer kaplıyor. Açıkçası bu konuda oldukça başarılı bir oyun portresi çiziyor FC, çünkü en basit örnek sıralama turları sonrasında ilk çizgide yer almak için, pistin her karışını kullanmanız gerekebiliyor, kerbleri ne kadar başarılı kullanırsanız o kadar başarılı turlar atabiliyorsunuz. Araçların aynı hassasiyette olduğunu söyleyemem. Aslında hassasiyet derken yardımcı sistemlerin oyuna çok başarılı olarak aktarılmadığını düşünüyorum. Biraz öncede belirttiğim gibi araçlar daha çok arcade havasında, çünkü gerçekte bu tip yarış arabalarının yol tutuşları çok iyi olmasına rağmen, bu oyunda biraz bozuk. Kısaca değinmek gerekirse, TC kapalıyken her viraj çıkışında aracın arka kısmı haddinden fazla kayıyor, normal şartlarda TC kapalı dahi olsa araç gaza yüklendiğiniz kadar tepki verir, ama burada o kadar çok kayıyor ki, her virajda Spin atmanız içten bile değil. Bu sebepten dolayı kontrolü kaybetmekle beraber, ideal çizgiden de uzaklaşıyorsunuz. Her ne kadar TC kullanılabilir olsa da, bu sorunu ortadan kaldırmak pek imkanlar dahilinde değil. Çünkü, TC sistemini maksimum şekilde kullanırsanız, aracın performansı beklenmedik derecede düşüyor. Dolayısıyla yarış esnasındaki sürüşünüz de etkilenebiliyor. Oysa rakiplerin viraj çıkışlarında çok fazla kaydığına şahit olmuyorsunuz, ancak siz hemen hemen her viraj sonunda arka tarafı toparlamakla meşgul oluyorsunuz. Sürüş dinamiği bu açıdan bakarsak çok başarılı değil, en azından biraz dağınık. Daha önce de belirttiğim gibi oyun tam anlamıyla simülasyon değil. Yani bir GT5P’deki gibi ecel terleri dökmüyorsunuz. Aynı şekilde GT5P’deki ayarların araç üzerindeki etkisini, burada da görmek pek mümkün değil. Yazımın başlarında söylemiştim, süspansiyon, tekerlek, araç yüksekliği gibi ince ayarlar yapabiliyoruz, fakat bu ayarların açıkçası oyun esnasında büyük fark yarattığını göremedim. Ama önümüzdeki aracın hava boşluğundan da yararlanabiliyoruz. Ayrıca bu konuda oyunun oldukça başarılı olduğu bir başka konu ise, yağmurlu havalardaki yarışlar. Bu yarışlar esansındaki şartlar hemen hemen gerçekle birebir oluyor, tek eksik kısım sprey çıkmaması, ama onun dışında yağmurlu havalarda aracın kullanışı oldukça değişmekle beraber, viraj girişleri ve çıkışlarında gerçek yarışlardaki gibi hareket etmeye başlıyorsunuz. Fren noktasını tam zamanında dahi yapsanız, ıslak zemin olduğu için kum havuzuna girmeniz kaçınılmaz olabiliyor. Kum havuzu demişken oyunun küçük bir eksisini daha belirtmeden geçemeyeceğim. Gerçekte kum havuzları araçların hareket kabiliyetlerini oldukça köreltir, sanki yerin altından bir şey sizi tutuyormuşçasına kumdan çıkmak için mücadele verirsiniz, bunun en başarılı örneğini GT5P’de görmek mümkün, lakin FC’de kum havuzları aynı etkiyi yapamıyor ve girdiğiniz zaman aynı kolaylıkta çıkabiliyorsunuz. Ancak, bu durumunda iyi olduğu tarafları mevcut, mesela yarış esnasında öndeki rakibi geçerken yan yana geldiğiniz sırada tekerleklerinizden biri pist dışında çıktığı takdirde aracın dengesi bozulabiliyor. Yani FC sürüş açısından oldukça garip bir yarış oyunu olmuş, simülasyon havası ağır basmasına rağmen, arcade’den de uzaklaşmayan bir yapıya sahip ve açıkçası sürüş konusunda ilginç bir deneyim yaşamak isteyenler için de oldukça ideal bir seçim Ferrari Challenge. Bunlar dışında simülasyon tabanlı oyunlar da, olmazsa olmaz özelliklerinden biri olan hasar sistemi FC’de de mevcut. Fakat bu özellik sadece isim olarak kalmış diyebilirim. Çünkü aracımızın aldığı hasar göstermelik bir durum, oldukça yüksek süratlerde bariyerlere ya da başka bir araca çarptığımızda çoğu zaman sadece tamponda birkaç ufak kırık görülebiliyor. Aracımız ne yazık ki darmadağın olmuyor, sırf aracı parçalamak için uğraşsanız bile en fazla ön-arka tampon kırılıyor, kaput çıkıyor ve cam deforme oluyor. Açıkçası daha fazlasına göremedim. Tabii bu hasar olayında ki bir diğer eksi durum ise, aracın bu hasardan kesinlikle etkilenmemesi. Nasıl kazalar yaparsanız yapın, yarışı herhangi bir mekanik problem yaşamadan sorunsuz bir şekilde bitirebiliyorsunuz. Yani oyundaki hasar sistemi ne GRID’teki kadar göze hitap ediyor ne de Forza Motorsport 2’deki gibi mekanik sisteme. Dolayısıyla oyundaki hasar sistemi, hasar var demek için konulmuş ve oldukça sıradan bir sistem, eğer oyunu alacaklar varsa bu konuda büyük beklentiler içerisinde olmanızı tavsiye etmiyorum. Göze ve kulağa hitap etmek Oyunun en başarılı olduğu konulardan biride sesler, çünkü cidden yapımcı bu konuda müthiş bir iş çıkarmış. En başta belirtmek istediğim kısmı müzikler. Çünkü oyunun ana menüsünde çalan bir müzik var ki, inanılmaz diyebilirim. Ferrari’nin heybetine tabiri caiz ise cuk diye oturan bir müzik. Duyduğunuz anda tüyleriniz diken diken oluyor ve gerçekten bir yarışa katılacakmışsınız gibi bir his uyandırabiliyor. Açıkçası olağanüstü bir seçim olmuş. Bunlar dışında diğer müziklerde oldukça başarılı kaliteli. Ses konusundaki bir başka harika iş çıkartılan bölüm ise; araçların sesleri, çünkü her Ferrari’nin ayrı ayrı ve gerçekle birebir aynı seslerini duymak cidden çok hoş bir şey ve yapımcının bu konu üzerinde durduğu da belli. Gaza her basışınızda altınızda bir Ferrari olduğunu hissedebiliyorsunuz. Bunun dışında pistin tribün bölümünden geçerken seyircilerin coşkulu bağırışları da fena sayılmaz. Ancak ufak tefek eksikliklerde yok değil. Kaza anlarında çıkan ses, çarpma şiddeti ne olursa olsun hep aynı, bu biraz sıkıcı olabiliyor, ama genel olarak oyunun ses konusundaki başarısı cidden alkışa değer. Oyunun başka özelliklerine geçmek gerekirse, ilk olarak yarış atmosferinden bahsetmek isterim. Genel de yarış oyunlarında çevre o kadar önemli değildir, sonuçta ortalama 150km/h hızda gittiğiniz bir oyunda durup da çevreyi izlemezsiniz. Bu arcade olsun simülasyon olsun fark etmez, önemli olan sürekli gözümüzün önündeki aracın güzel gözükmesidir. FC, çevre olarak zaten çok bir şey vaat etmiyor, zaten istese de edemez, çünkü oyunda bulunan tüm pistler yarış pisti ve dolayısıyla çevre, düz arazi, birkaç tribün ve ağaçlardan oluşuyor. Bunlarında kalitesi iyi olsun kötü olsun yarış esnasında çok fazla dikkat çekmiyor. O açıdan bir sorun yok, ancak pist içindeki mücadelenin çok da heyecan verici olduğu söylenemez. Eğer ideal çizgide riske girmeden, normal mücadelenizi verseniz dahi birinci olma olasılığınız oldukça yüksek, zaten yarışa ilk çizgide başlıyorsanız oyun daha da sıkıcı bir hal alabiliyor. Çünkü rakipler geçildikten sonra, siz hata yapmadığınız sürece çok da fazla zorlayamıyorlar. Bilhassa pistin fren ve gaz noktalarını belirledikten sonra, arkanızdaki rakibinizle tek bir virajdan sonra bile 2,3 sn gibi bir fark açmanız mümkün olabiliyor. Çünkü yapay zeka burada çok yaratıcı değil, dolayısıyla sizin yarış esnasında ek bir plan geliştirmeniz rakibi oldukça çaresiz bırakabiliyor ve ciddi bir hata yapmadığınız sürece o yarışı kaybetmenizi sağlayacak tek şey elektriğin kesilmesi oluyor. Yapay zeka demişken bundan da bahsedelim. Oyunda yapay zeka çok başarılı değil, biraz önce dediğim gibi siz hata yapmadığınız sürece çok fazla zorlayamıyorlar, ama bazı anlar mücadeleyi bırakmadıkları da olabiliyor, buna örnek olarak yan yana gittiğiniz zamanlar oldukça agresifleşen bir rakip görüyoruz ve böyle bir durumda bazı anlar siz pes ediyorsunuz. Ama genel olarak 16 aracın yarıştığı pistte son sıradan bile başlamış olsanız çok zorlanmadan birinci olabiliyorsunuz. Kısaca yapay zeka yerine göre iyi olsa da, kötü olduğu yerlerde var. Oyunun grafiklerinden bahsetmeden önce, göze hoş gelen diğer görsel özelliklere değinmek istiyorum. Öncelikle şunu belirtmek isterim ki oyunda sanki gerçekten bir pistte yarıştığınızı hissettiren çok güzel görseller mevcut. Bunların en başında yağmur efekti geliyor ki, buna biraz daha fazla değinmek istiyorum. Açıkçası şimdiye kadar görmüş olduğum en gerçekçi ve etkileyici yağmur efektine sahip FC. Bu konuda oldukça başarılı olan PGR4’ü bile geride bıraktığını söyleyebilirim. Her damlanın yere düşerken ki, yarattığı etkiyi dahi görmek mümkün, camlardaki su damlacıkların birikmesi ve dağılması müthiş bir ambiyans yaratıyor. Aynı şekilde dış kameradan oynadığınız zaman aracın üstünde biriken damlalar müthiş bir görsel şov niteliğinde, ayrıca pist üzerinde bazı noktalardaki su birikintileri inanılmaz gerçekçi bir hava katıyor, bilhassa birikintilere yansıyan çevre görüntüsü cidden görmeye değer. Bunun dışında oyunda küçük ama önemli görsel detaylarda var. Bunlardan biri, kuru zeminde yapılan yarışlarda sonbaharın etkilerini görmek mümkün. Yol kenarına düşmüş onlarca yaprağın birikimi ve üstünden geçerken etrafa dağılışı kesinlikle etkileyici, ayrıca bazı anlar pist kenarında birkaç kuşun durması ve araçların geçtiği anda uçmaya başlamaları gerçekçi bir zaman kavramı yaratıyor. Kum ya da çim havuzuna çıktıktan sonra piste geri döndüğünüzde tekerleklerden dolayı toprak veya çimlerin pist üzerine birikmesi oldukça hoş bir görüntü, bunlar dışında araçlardan düşen ayna, tampon, kaput gibi parçaların pist üzerinden kaybolmayıp, yarış boyunca orada durması kesinlikle önemli bir detay. Oyunun grafikleri normal şartlarda oldukça tatmin edici düzeyde, ancak bu grafik seviyesini inanılmaz seviyelere çeken GT5P’ye rakip olamıyor. Eğer, GT5P gibi bir görsel beklerseniz oldukça büyük bir hayal kırıklığı yaşayabilirsiniz onu da belirteyim. Buna rağmen oyunun grafikleri ortalamanın üstünde, onu rahatlıkla söyleyebilirim. Bir kere araç modellemeleri oldukça başarılı, dış kameradan oynadığınız zaman bunu görebiliyorsunuz. Aracın üstüne, camına vuran yansımalar takdire şayan, jantların ve disklerin parlaması dahi düşünülmüş. Fakat, kokpit kamerası açıkçası dış modellemenin biraz gerisinde kalmış. Çok yavan görünüyor. Kapıların, koruyucu demirlerin, döşemelerin, aynı şekilde direksiyon modellemesi ile pilotun kolları çok başarılı değil. Açıkçası yapımcı kokpit konusunda biraz ikinci sınıf iş çıkarmış, hele ki GT5P’deki kokpit kamerasından sonra cidden arada inanılmaz bir fark olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Bu açıdan şahsen oyunu en dış kameradan oynuyorum, en azından göze daha çok hitap ediyor. Kamera demişken, oyunda 3 dış, kokpit, kaput üstü ve tamamen yolun gözüktüğü toplam 6 farklı kamera açısı mevcut, bazı yarış oyunlarında 3, 4 farklı hatta daha az kamera gördüğümüzü düşünürsek, yapımcı bu konuda oldukça bonkör davranmış diyebilirim. Görsel olarak değinebileceğim bir başka güzel ayrıntı ise, oyundaki Ferrari’lerin gerçek halleriyle birebir aynı olması, çünkü oyunun yapımında Scuderia Ferrari bizzat ilgilenmiş ve tüm modeller gerçeğiyle aynı şekilde oyuna aktarılmıştır. Dolayısıyla oyundaki Ferrari’ler en ufak ayrıntısına kadar modellenmiş araçlardır. Bu da FC oyununa kesinlikle artı bir puan kazandıran bir özellik. Bunlar dışında oyunda kullanılabilir 24 adet Ferrari mevcut, ama zamanla tüm Ferrari’lerin geleceği de belirtilmekle beraber aynı şekilde yeni pistlerinde gelmesi kaçınılmaz. Eğer benim gibi Ferrari düşkünü biriyseniz bu oyun sizin için çalışıyor onu da belirteyim. Biraz da teknik detaylara girecek olursak, öncelikle oyunun desteklediği çözünürlükler, 720P, 1080i ve 1080P. Ben oyunu 720p destekli bir TV’de oynadım ve kesinlikle tatmin edici düzeyde olduğunu söyleyebilirim. Bunun dışında oyunda eksik olarak gördüğüm göze batan bir teknik eksiklik yok diyebilirim, sadece pist dışındaki bazı duvar, bariyer gibi yerlerde Anti Aliasing eksikliği göze çarpıyor, ancak onun dışında çok önemli bir eksiklik göremedim. Yani oyun göze oldukça tatmin edici düzeyde hitap ediyor. Ayrıca oyun son zamanlar birçok PS3 oyununda gördüğümüz HDD yüklemesi yapmıyor. Ana menü geçişlerinde loading süresi çok az olmasına rağmen, yarışa girmek için biraz daha fazla bekleyebiliyorsunuz, ama bu da çok önemli bir sorun olarak göze çarpmıyor. Bir de oyunda oynanabilirlik olarak Sixaxis desteği yok. Ama oldukça güzel ve küçük bir ayrıntının var olduğunu söyleyebilirim. Şöyle ki, yarışlarda pilotlar rakiplerine sinirlendiği zaman elini kaldırarak sallarlar, tepkisini belli etmek için; işte aynı özellik Sixaxis’i aşağı yukarı salladığınızda FC’de de var. Kokpit kamerasından daha net görülen bu özellik, oyuna hoş bir hava katmış diyebilirim. Tabii ayrıca oyunda Dualshock 3 desteği de mevcut. Son olarak da oyunun yakın bir zamanda gelecek olan yama sayesinde Trophy sistemini de destekleyeceğini belirteyim. Geldik hikayenin sonuna İlk olarak şunu belirtmeliyim ki, Ferrari Challenge kesinlikle denenmesi gereken bir oyun. Hem oldukça başarılı modellenmiş gerçek Ferrari’lerin olması, hem oldukça fazla içeriğe sahip bir oyun olması hem de şu aylarda PlayStation 3 için çıkmış başarılı bir yarış oyunu olması, FC’yi alınmayı hak eden yapımlar arasına sokuyor. Ayrıca görsel farktan dolayı Wii’yi saymazsak, yeni nesil konsollardan sadece PS3’e çıkması yani bir bakıma PlayStation 3 Exclusive olması diğer yarış oyunlarından bir adım daha öne taşıyor. Oyunun tam anlamıyla simülasyon olmayıp, arcade havasının da hissedilmesi oynanabilirliği de oldukça arttırmakla beraber, herkese de hitap etmesini sağlıyor. Dolayısıyla birçok konuda bu derece özenilerek hazırlanmış bir yapımı PS3’te görmek, bana göre PlayStation 3 kullanıcılarının önemli bir ayrıcalığını gösteriyor. Sonbahardaki oyun yağmurundan önce böyle bir oyunu denemek lazım diye düşünüyorum ki, daha önce belirttiğim, benim gibi bir Ferrari düşkünüyseniz Ferrari Challenge Trofeo Pirelli’nin arşivlik olduğunu da rahatlıkla söyleyebilirim. Kısaca FC, aldığınız takdirde sizleri pişman etmeyecek türden olmuş. Ziyaretçiler mesaj içerisindeki linkleri göremezler. Linkleri görebilmek için lütfen buraya tıklayarak KAYIT olunuz. Ziyaretçiler mesaj içerisindeki linkleri göremezler. Linkleri görebilmek için lütfen buraya tıklayarak KAYIT olunuz. Ziyaretçiler mesaj içerisindeki linkleri göremezler. Linkleri görebilmek için lütfen buraya tıklayarak KAYIT olunuz. Ziyaretçiler mesaj içerisindeki linkleri göremezler. Linkleri görebilmek için lütfen buraya tıklayarak KAYIT olunuz. ![]()
|
||||
|
08-25-2008, 07:16 PM
Mesaj: #2
|
||||
|
||||
|
RE: Ferrari Challenge Trofeo Pirelli (Playstation 3)İnceleme
Sen Benim Tek Dileğim. Devid De Souza Ziyaretçiler mesaj içerisindeki linkleri göremezler. Linkleri görebilmek için lütfen buraya tıklayarak KAYIT olunuz. Derdimi Bilen Yok Yalnızım Dostlarım Yanlız Ziyaretçiler mesaj içerisindeki linkleri göremezler. Linkleri görebilmek için lütfen buraya tıklayarak KAYIT olunuz. Ziyaretçiler mesaj içerisindeki linkleri göremezler. Linkleri görebilmek için lütfen buraya tıklayarak KAYIT olunuz. |
||||
|
« Önceki Konu | Sonraki Konu »
|
| Benzer Konular... | |||||
| Konu: | Yazar | Cevaplar: | Gösterim: | Son Mesaj | |
| Total Overdose (PC) İNceleme ! | LiBeRtY-Cj | 2 | 255 |
11-11-2008 09:10 PM Son Mesaj: emre ramiro |
|
| James Bond: Quantum of Solace (PC) İnceleme | FLUPUS | 0 | 18 |
11-10-2008 05:06 PM Son Mesaj: FLUPUS |
|
| Far Cry 2 (PC) İnceleme | FLUPUS | 0 | 48 |
10-26-2008 02:56 AM Son Mesaj: FLUPUS |
|
| Metal Gear Solid 4: Guns of the Patriots (Playstation 3) İnceleme | FLUPUS | 3 | 204 |
10-12-2008 12:31 PM Son Mesaj: devil_88 |
|
| Silent Hill: Homecoming (Playstation 3) İnceleme | FLUPUS | 0 | 70 |
10-09-2008 05:46 PM Son Mesaj: FLUPUS |
|

![[-]](images/orange/collapse.gif)





![[Resim: ferrari1fj3.jpg]](http://img369.imageshack.us/img369/6181/ferrari1fj3.jpg)
![[Resim: nemutluyk2.gif]](http://img261.imageshack.us/img261/2111/nemutluyk2.gif)



